- Telefon: +90 505 241 11 62
- Pzt-Cmt: 10:00 - 19:00
- info@ezgiatalay.com
- Intagramdan Takip Et
Sedef hastalığı, kişilerin cilt hücrelerinin normal durumdan ortalama bir kaç kat daha hızlı şekilde çoğalmasına sebep olan bir deri hastalığı olarak bilinir. Hastalığın diğer adı da psoriasis şeklindedir. Hastalık sırasında cilt üzerinde beyaz pullarla kaplı olan ve engebeli bir yapıda kızarıklıklar şeklinde ortaya çıkar. Sedef hastalığı genel olarak erken yetişkinlik döneminde görülür. Pek çok vakada cildin hemen hemen sadece birkaç bölgesi etkilenir. Fakat daha ağır olan vakalarda, hastalık vücudun bir hayli büyük bölümünü kaplayabilir. Ortaya çıkan kırmızı lekeler zamanla iyileşme gösterir. Kişinin hayatı boyunca tekrardan geri de gelebilir.
Sedef Hastalığı Bulaşır Mı?
Sedef, genel olarak pullu kızarıklık şeklinde ilerleyen bir hastalık olarak bilinir. Sedef hem yetişkinlerde hem de çocuklarda görülebilir. Çocuklarda sedef hastalığı, genellikle vücut üzerinde damlacık halinde görülür. Yetişkinlerde ise bu durum genellikle plak şeklinde olur. Hastalık, kronik bir hastalık olarak kabul edilir. Ancak mikrobik enfeksiyon çeşidi olmadığı için kişiden kişiye bulaşma etkisi yoktur. Fakat elde ya da yüzde görülmesi kişilde sosyal izolasyona sebep olabilir.
Sedef Hastalığı Neden Oluşur?
Sedef hastalığının kesin olarak bir nedeni henüz bilinmez. Fakat uzmanlar bu hastalığın oluşmasında birden fazla etkenin rol sahibi olduğunu söyler. Bağışıklık sisteminde ortaya çıkan bir hata cilt üzerinde gereksiz şekilde iltihaplanma sebep olabilir. Bu durumda da yeni cilt hücreleri hızlı bir şekilde çoğalma gösterir. Normal şartlarda cilt hücreleri 10 ile 30 günde arasında bir değiştirilir. Hastalığın söz konusu olduğu durumlarda ise yeni hücreler ortalama 3 ile 4 günde bir büyüme gösterir. Bu kadar sık şekilde yenileriyle değişen eski hücreler birikip, cilt üzerinde de net olarak görülen gümüş renkli pullar ortaya çıkarır. Hastalık özellikle de soğuk günlerde ve kış dönemlerinde daha fazla görülür. Sıcak, nemli ve güneşli ortamlarda olmak bu hastalığın ortaya çıkma ihtimalini biraz daha azaltır. Hastalığın olduğu bazı bireylerde, en ufak bir çizik ya da sivrisinek ısırığı dahi hastalığın tetiklenmesine sebep olabilir. Bu tepkiler aslında travma sonrasında hastalığa ait olan lezyonların ortaya çıkması olayıdır. Bu olayın adına da Koebner fenomeni denilir. Hastalığın olduğu dört kişiden birinde genel olarak görülür.
Sedef Hastalığının Belirtileri Nelerdir?
Sedef hastalığı kronik şekilde seyreder. Hastaların pek çoğunda deri üzerinde kepeklenme ve plaklar ortaya çıkar. Vakaların ortalama olarak dörtte birinde hastalık fazlasıyla yaygındır. Hastalığın kendi kendine iyileşme ihtimali nadirdir. Ancak bazı vakalarda zaman zaman alevlenme ve yatışma şeklindeki periyotlar görülebilir. Alkol, stres, bakteriyel ya da viral enfeksiyonlar hastalığın alevlenmesine sebep olabilir. Tütün kullanım oranı da yine hastalığı şiddetlendirme ihtimali olan faktörler arasında yer alır. Hastaların büyük bir kısmının derisinde plaklarla beraber kaşıntı da görülür. Yaygın hastalık tablosu üzerinde vücut ısısının korunmasında güçlük, titreme, üşüme ve protein tüketiminde artış durumları oluşabilir. Bazı vakalarda ise hastalığa bağlı olarak romatizma gelişme gösterebilir. Hastalığa bağlı olan romatizmada; diz, el bileği, ayak bileği, boyun ve parmak eklemlerinde olabilir. Bu vakalarda aynı zamanda deri lezyonları da vardır. Sedef hastalığı belirtisi kişiler vücudunun her yerinde görülebilir. Fakat sık oranlarla dirsek, diz, genital bölge saçlı deride ortaya çıkar. Tırnaklarda sedef hastalığı olduğu zaman ise sarı ile kahverengi renk değişimi, minik boyutlu çukurcuklar ve tırnaklarda kalınlaşma olabilir. Hastalığın deri lezyonlarının çeşidine göre farklı formları vardır.
Sedef Hastalığı Nasıl Geçer?
Sedef, kronik bir hastalık olarak bilinir. Bu sebeple tam anlamıyla tedavisi yoktur. Fakat halihazırda kullanılan tedavi yöntemi vardır. Bu yöntemler en ciddi vaka durumlarında dahi hastalık semptomlarını büyük oranda azaltır. Gerçekleştirilmiş olan son araştırmalar neticesinde, hastalığın iltihaplanmasının iyi bir şekilde kontrol edilmesi durumunda, bu iltihaplanma bağlı olarak kalp hastalığı, metabolik sendrom, inme ve diğer hastalık risklerinin azaldığı görülür.
Sedef Tedavisi Nasıl Yapılır?
Sedef tedavisi için tercih edilen pek çok yöntem vardır. Bu yöntemlerin bir kısmı yeni cilt hücrelerinin büyüme oranını yavaşlatır. Bir kısmı ise kaşıntıyı giderecek kurumuş olan cildi rahatlatır. Uzman doktorlar tarafından vakalarda gözlenen döküntülerin büyüklüğüne, döküntülerin vücutta yer aldığı noktalara, kişinin yaşına, kişinin genel sağlık durumuna, hastalığın çeşidine ve diğer etkenlere göre doğru olacak bir tedavi planı belirlenir. Sedef tedavileri arasında kuru cilt için nemlendirici ürünler, steroid kremler, losyonlar, köpükler, kremler, şampuanlar ve banyo çözeltileri yer alır. Bunların tamamının içinde yer alan ve özellikle de kafa derisi üzerinde görülen hastalık için yaygın bir tedavi tekniği olarak bilinen kömür katranı ve D vitamini içeren, aynı zamanda reçeteyle beraber verilen merhem ya da kremlerle birlikte retinoid kremler de bulunur. Vakaların daha şiddetli ve ağır olması durumunda ise farklı tedavi yöntemleri kullanılır. Bunların arasında cilt hücrelerinin anormal şekilde büyümesine engel olmak için cilde ultraviyole ışıklar verilir. Fototerapi olarak da bilinen bu ışık tedavisi sırasında psoralen ismi verilen bir ilaçla beraber ultraviyole ışık kullanılır. Kemik iliği, karaciğer sorunu ve akciğer sorunlarına sebep olduğu için sadece ağır vaka durumlarında tercih edilen metotreksat ilacı da sedef tedavisi için başka bir yöntemdir. Bu ilacın kullanımı sırasında kişiler uzman doktor tarafınca yakın şekilde izlenir. Göğüs röntgeni, laboratuvar testleri ve karaciğer biyopsisi gibi tetkiklerin yapılması gerekebilir. İçeriğinde retinoid bulunan kremler, haplar, köpükler, jeller ve losyonlar A vitaminiyle ilgili ilaç sınıfıdır. Retinoid, doğum kusurları dahil olmak üzere ciddi oranda yan etkilere sebep olabilir. Buna bağlı olarak hamile ya da çocuk sahibi olmak için plan yapan kadınlara önerilmez. Tüm bu yöntemlerin yanı sıra sedef hastalığına bağlı olarak iltihaplanma durumunu daha iyi şekilde kontrol etmek adına vücudun sahip olduğu bağışıklık sistemi bloke edilerek çalışan farklı biyolojik tedavi yöntemleri de mevcuttur. Enzim inhibitörleri ise sedef hastalıkla psoriatik artrit tarzı uzun zamanlı inflamatuar hastalıklar için de tercih edilen yeni bir ilaç türüdür
© 2019, Dr. Ezgi Atalay – Tüm Hakları Saklıdır.
WhatsApp'tan Mesaj Gönder